|

YILLIK İZİN ÜCRETİNİN PEŞİN ÖDENMESİ ZORUNLULUĞU VE YARGITAY’IN EMSAL NİTELİKTEKİ SON KARARI: ÖDEMEME HAKLI FESİH SEBEBİDİR

Avukat Şerafettin KAYA

İş hukukumuzda işçinin dinlenme hakkı anayasal bir hak olup, bu hakkın kullanımı sırasında işçinin ekonomik kaygı duymaması esastır. Bu kapsamda, yıllık ücretli izin hakkının kullanımı sırasında işçiye yapılacak ödemelerin zamanlaması, işverenler tarafından sıklıkla ihmal edilen; ancak hukuki sonuçları itibariyle “haklı fesih” noktasına varabilen kritik bir konudur.

Bu makalemizde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun emredici hükümleri ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2025 tarihli güncel ve kesin nitelikteki uyuşmazlık giderme kararı ışığında, yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi zorunluluğunu ve buna aykırılığın sonuçlarını inceleyeceğiz.

1. Yasal Zorunluluk: “İzne Çıkmadan Önce Ödeme” Kuralı

4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesinin 1. fıkrası oldukça açık ve emredici bir düzenleme içermektedir:

“İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.”,,

Aynı şekilde Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin 21. maddesi de işverenin, izin dönemine ilişkin ücreti ve bu döneme rastlayan diğer ücret niteliğindeki hakları izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödemek zorunda olduğunu hükme bağlamıştır.

Bu düzenlemenin amacı, işçinin izin süresince geçim kaygısı duymadan, dinlenme hakkını tam anlamıyla kullanabilmesini sağlamaktır.

2. Uygulamadaki Sorun ve Yargıtay’ın Tarihi Kararı (10.03.2025)

Uygulamada birçok işveren, “Şirket prosedürümüz gereği maaşlar ay sonunda ödenir” veya “İşçinin bu yönde bir talebi olmadı” gibi gerekçelerle, izne çıkan işçinin izin ücretini avans olarak ödememekte ve normal maaş gününü beklemektedir.

Bu durum, Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) arasında görüş ayrılıklarına neden olmuştur. İzmir BAM 9. Hukuk Dairesi, işçinin izin ücretinin peşin ödenmesi yönünde ayrıca bir talebi yoksa feshin haksız olduğunu savunurken; İzmir BAM 15. Hukuk Dairesi, kanun hükmünün emredici olduğunu ve talep şartı aranmaksızın ödenmemesinin haklı fesih sebebi olduğunu belirtmiştir,.

Bu uyuşmazlık, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2025 tarihli ve 2024/3482 E. – 2025/3673 K. (Uyuşmazlık Giderilmesi) sayılı kararı ile işçi lehine kesin olarak çözüme kavuşturulmuştur,.

3. Yargıtay Kararının Getirdiği Temel İlkeler

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu emsal kararına göre:

  1. Hüküm Mutlak Emredicidir: İş Kanunu m. 57/1’deki ödeme yükümlülüğü “mutlak emredici” niteliktedir. İşverenin takdir yetkisi veya “işyeri uygulaması böyle” deme hakkı yoktur.
  2. İşçinin Talebi Gerekmez: İşçinin yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi için işverene ayrıca bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Yıllık izin talep edildiği anda, işveren yasa gereği ödemeyi de peşin yapmakla yükümlüdür,.
  3. Fazla İzin Kullandırılması Mazeret Değildir: İşçiye hak ettiğinden daha fazla süre izin kullandırılmış olması dahi, izin ücretinin peşin ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz,.

4. İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesinin Sonuçları

İşveren, yıllık izne ayrılan işçiye, izne tekabül eden ücretini izne çıkmadan önce ödemezse şu hukuki sonuçlar doğar:

A. İşçi İçin Haklı Fesih İmkanı ve Kıdem Tazminatı

Yargıtay, izin ücretinin peşin ödenmemesini, İş Kanunu’nun 24/II-(e) bendi kapsamında “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse” maddesine dayalı haklı fesih sebebi saymıştır,.

Bu durumda işçi:

  • İş sözleşmesini derhal ve haklı nedenle feshedebilir.
  • En az 1 yıllık kıdemi varsa Kıdem Tazminatına hak kazanır,.
  • Ancak kendi istifa ettiği için ihbar tazminatı talep edemez.

B. İdari Para Cezası

Yıllık izin ücretini Kanun’un 57. maddesine aykırı olarak ödemeyen veya eksik ödeyen işveren hakkında, İş Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır.

5. Ödeme Hesabı ve Usulü

  • Hesaplama: Ödenecek tutar, işçinin izne çıktığı tarihteki giydirilmiş ücret değil, çıplak ücreti üzerinden hesaplanır. Ancak hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresine denk geliyorsa, bu günlerin ücretleri de ayrıca ve peşin ödenmelidir.
  • İspat Yükü: Yıllık izin ücretinin işçiye izne çıkmadan önce ödendiğinin ispat yükü işverendedir. İşveren bunu banka dekontu veya imzalı makbuzla ispatlamalıdır.

Sonuç

Yargıtay’ın 2025 tarihli son içtihadı ile netleştiği üzere; yıllık izin ücretinin işçi izne çıkmadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi, işverenler için bir tercih değil, mutlak bir yasal zorunluluktur. İşçinin bu yönde bir talebi olmasa dahi, ödemenin yapılmaması işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatını alma hakkı vermektedir. İşverenlerin, yıllık izin süreçlerini yönetirken sadece izin günlerini değil, mali yükümlülüklerini de Kanun’un 57. maddesine uygun şekilde planlamaları, olası fesih ve tazminat risklerini bertaraf etmek adına hayati önem taşımaktadır.


Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki sorunlarınızda hak kaybı yaşamamak adına profesyonel hukuki destek almanız önerilir.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir