İCARA EDİLEBİLİRLİK ŞERHİ
|

ARABULUCULUK ANLAŞMA TUTANAĞINA RAĞMEN ÖDEME YAPMAYAN İŞVERENE KARŞI İZLENECEK HUKUKİ YOLLAR VE İCRA SÜRECİ

Avukat Şerafettin KAYA


İş hukukunda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen dava şartı arabuluculuk uygulaması, uyuşmazlıkların mahkeme öncesinde çözümünü hedefleyen etkin bir yoldur. Taraflar, arabulucu huzurunda anlaşmaya vardıklarında bu durum bir “Anlaşma Belgesi” ile kayıt altına alınır. Peki, işveren bu anlaşma belgesine imza atmasına rağmen, kararlaştırılan tazminat veya ücretleri ödemezse işçi ne yapmalıdır?

Bu yazımızda, arabuluculuk anlaşma tutanağının hukuki niteliği, ilam hükmünde olması ve ödeme yapılmaması halinde başlatılacak “İlamlı İcra Takibi” süreci tüm detaylarıyla ele alınmıştır.

1. Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Hukuki Niteliği: “İlam Hükmünde Belge”

Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, sıradan bir sözleşme veya protokol değildir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) 18. maddesi uyarınca, belirli şartları taşıyan anlaşma belgeleri “ilam niteliğinde belge” sayılır. Bu durum, belgenin mahkeme kararı (ilam) gibi doğrudan icra edilebileceği anlamına gelir.

Anlaşma belgesinin ilam niteliği kazanması iki şekilde mümkündür:

  1. Taraflar ve Avukatlarının Birlikte İmzalaması Hali (Şerh Gerekmez): Kanun’da yapılan değişiklik ile taraflar (işçi ve işveren), avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, mahkemeden ayrıca bir “icra edilebilirlik şerhi” almaya gerek kalmaksızın doğrudan ilam niteliğinde belge sayılır. Bu durumda işçi, elindeki tutanakla doğrudan icra dairesine başvurabilir.
  2. Avukatların Bulunmadığı Hal (Şerh Gerekir): Eğer arabuluculuk görüşmelerinde taraflardan birinin avukatı yoksa veya sadece taraflar ve arabulucu imzalamışsa, bu belgenin ilamlı icra takibine konu edilebilmesi için yetkili mahkemeden (dava açılmadan önce ise Sulh Hukuk Mahkemesi, dava sırasında ise davanın görüldüğü mahkeme) “icra edilebilirlik şerhi” alınması zorunludur,.

2. İşverenin Ödeme Yapmaması Halinde İcra Takibi Süreci

İşveren, anlaşma tutanağında belirtilen tarihte ödemeyi yapmazsa, işçi için izlenecek yol **”İlamlı İcra Takibi”**dir. Bu takip türü, ilamsız takibe göre çok daha güçlü ve hızlı sonuç veren bir yöntemdir.

A. İlamlı İcra Takibinin Başlatılması

İşçi, elindeki anlaşma tutanağı (ve gerekiyorsa icra edilebilirlik şerhi) ile İcra Müdürlüğü’ne başvurur. İcra müdürü, belgeyi inceledikten sonra borçlu işverene bir “İcra Emri” gönderir.

  • İtiraz Edilememesi: İlamsız takiplerde borçlu işveren sadece “borcum yoktur” diyerek takibi durdurabilirken, ilamlı icrada işveren borca itiraz ederek takibi durduramaz. Takibin durması ancak Yargıtay’dan veya mahkemeden alınacak bir “icranın geri bırakılması” kararı veya borcun ödendiğinin resmi belgelerle (itfa) ispatı ile mümkündür.

B. Ödeme Süresi ve Haciz

İcra emrini tebliğ alan işverenin borcu ödemek için 7 günlük süresi vardır. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa, işçinin talebi üzerine işverenin malvarlığına (banka hesapları, araçlar, taşınmazlar, üçüncü kişilerdeki hakedişler) haciz konulur.

3. Alacak Kalemlerinin Belirliliği ve Şarta Bağlılık Sorunu

Arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için, belgedeki alacakların “kayıtsız, şartsız ve belirli” bir para borcunu içermesi esastır.

  • Net Rakamlar: Anlaşma tutanağında “Kıdem tazminatı: 50.000 TL”, “İhbar tazminatı: 10.000 TL” gibi net rakamlar yazılmalıdır.
  • İşe İade Durumunda: Eğer anlaşma işe iade konusundaysa, İK m. 21/6 uyarınca; işe başlatma tarihinin, boşta geçen süre ücretinin ve işe başlatmama tazminatının parasal miktarının tutanakta açıkça belirlenmesi zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır.
  • Şarta Bağlı Anlaşmalar: Eğer anlaşma bir şarta bağlanmışsa (örneğin “işçi şu malzemeyi teslim ederse ödeme yapılacaktır” gibi), icra müdürü şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden takdir edemeyebilir. Bu durumda ilamlı icra takibi yapmak zorlaşabilir ve mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması veya şartın gerçekleştiğinin ispatı gerekebilir. Ancak işçilik alacaklarında genellikle net meblağlar üzerinden anlaşma yapıldığından bu sorun nadiren yaşanır.

4. Faiz Başlangıç Tarihi ve Temerrüt

Anlaşma tutanağında ödeme tarihi açıkça belirtilmişse, bu tarihin geçmesiyle işveren temerrüde düşer ve faiz işlemeye başlar.

  • Tutanakta Tarih Yoksa: Yargıtay uygulamalarına göre, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih, temerrüt tarihi olarak kabul edilmektedir,. Dolayısıyla işçi, tutanak tarihinden itibaren işleyecek faizi de talep edebilir.
  • Hangi Faiz Türü?: Kıdem tazminatı için “mevduata uygulanan en yüksek faiz”, diğer alacaklar (ihbar tazminatı vb.) için ise yasal faiz talep edilebilir. Ancak taraflar anlaşma tutanağında faiz oranını veya türünü ayrıca kararlaştırmışlarsa, bu hüküm geçerli olur.

5. Dava Açma Yasağı ve Hukuki Yarar

Önemle belirtmek gerekir ki; HUAK m. 18/5 uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca artık dava açılamaz. İşveren ödeme yapmıyor diye “tekrar dava açayım” düşüncesi hukuken yanlıştır. Mahkeme, “elinde ilam niteliğinde belge var, icraya koyabilirsin, dava açmakta hukuki yararın yok” diyerek davayı usulden reddedecektir. Bu nedenle tek ve en etkili yol, anlaşma belgesine dayalı ilamlı icra takibidir.

Sonuç ve Tavsiyeler

Arabuluculuk anlaşma tutanağı, mahkeme kararı (ilam) gücünde olup işçinin alacağını garanti altına alan en güçlü hukuki belgelerden biridir. İşverenin ödeme yapmaması halinde:

  1. Vakit kaybetmeden, tutanak (ve varsa avukatların imzası, yoksa mahkemeden alınacak şerh) ile İlamlı İcra Takibi başlatılmalıdır.
  2. Anlaşma tutanağında vade tarihi varsa bu tarih, yoksa tutanağın düzenlendiği tarih esas alınarak faiz işletilmelidir.
  3. İşveren, bu takibe haksız yere itiraz edemez ve süreci durduramaz; aksi halde haciz işlemleri derhal uygulanır.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Somut olaylarınızda hak kaybı yaşamamak için hukuki destek almanız önerilir.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir