Yemin Delili ve Yeminden Kaçınma Halinde Doğacak Hukuki Sonuçlar
Yazar: [ŞERAFETTİN KAYA] – Avukat & Arabulucu
Yemin delili, hukuk yargılamasında taraflardan birinin davasını ispatlayacak yeterli delili bulunmadığı durumlarda başvurduğu “kesin delil” niteliğinde bir ispat aracıdır. Yeminden kaçınma veya yemin teklifinin sonuçları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve ilgili kaynaklarda şu şekilde detaylandırılmıştır:
1. Yeminden Kaçınmanın Sonuçları (Aleyhe Sonuçlar) Yemin teklif edilen tarafın yemini eda etmekten kaçınması, davayı kaybetmesi anlamına gelen bir hukuki sonuç doğurur.
- Vakıaların İkrar Edilmiş Sayılması: Yemin için davet edilen kimse; tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmazsa, hazır bulunup da yemini iade etmezse veya yemini eda etmekten kaçınırsa, yemin konusu olan çekişmeli vakıaları ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır,.
- İspatın Tamamlanması: Yeminden kaçınan taraf aleyhine, o vakıa kesin olarak ispatlanmış kabul edilir.
2. Yeminin İadesinden Kaçınmanın Sonuçları Kendisine yemin teklif edilen taraf, bu yemini teklif eden tarafa iade edebilir (yani “sen yemin et” diyebilir).
- Vakıanın İspat Edilememesi: Kendisine yemin iade olunan kimse (yani ilk teklif eden taraf), yemin etmekten kaçınırsa, yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır.
3. Yemin Delilinin Kullanılmasının Lehe ve Aleyhe Etkileri
- Kesin Delil Olması (Lehe/Aleyhe): Yemin, takdiri bir delil değil, kesin delildir. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve buna göre hüküm verir. Yalan yere yemin edildiği iddiasıyla açılan ceza davası dahi, esas dava bakımından bekletici sorun yapılamaz. Dolayısıyla, yemin eden taraf davayı (ilgili vakıa açısından) kazanır; yemin teklif eden taraf ise iddiasının aksini yeminle teyit ettirmiş olur ve aleyhine sonuç doğar.
- Başka Delillere Başvuramama (Aleyhe Risk): Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, yemin teklif eden taraf bu teklifinden vazgeçemez ve artık başka bir delile dayanamaz veya yeni bir delil gösteremez. Bu durum, yemin teklif eden taraf için büyük bir risk taşır; zira karşı taraf yalan yere de olsa yemin ederse, iddia çürütülmüş sayılır.
- Son Çare Olması (Lehe): Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Genellikle diğer delillerle ispat edilemeyen durumlarda “son çare” olarak kullanılır.
4. Usuli Şartlar
- İspat Yükü Kuralı: Yemini, kendisine ispat yükü düşen taraf teklif etmelidir. Kendisine ispat yükü düşmeyen tarafın yemin teklif etmesinin veya bu yeminin eda edilmesinin hiçbir hukuki sonucu yoktur.
- Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlılık: Yeminin konusu, kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemin teklif edilen kimse duruşmada bizzat bulunmalı ve yemini bizzat eda etmelidir.
Yemin teklifini, ispat yükü kendi üzerinde olan ancak iddiasını diğer delillerle ispatlayamamış olan taraf (veya vekili) hazırlar,.
Bu sürece dair detaylar şöyledir:
- Tarafın Sorumluluğu: Yemin teklifinde bulunacak taraf, yeminin konusunu ve yemine ilişkin soruları hazırlayarak mahkemeye sunmakla yükümlüdür.
- Hakimin Rolü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu döneminde hakim resen (kendiliğinden) yemin teklif etmez; yemin teklifi hakkı tarafa aittir. Ancak hakim, yemin icra edilirken eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak amacıyla, yeminin konusuyla bağlantılı gördüğü soruları yemin edecek kişiye sorabilir,.
- Davetiye: Yemin teklif edilen kimse duruşmada hazır değilse, yemine konu hususlar hakkında sorulacak soruların yazıldığı bir davetiye kendisine gönderilir.
Yemin deliline dayanan taraf, mahkeme tarafından verilen süre içinde yemin teklifini (yemin metnini veya sorularını) hazırlayıp sunmazsa, bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.
Bu durumun hukuki dayanakları ve sonuçları kaynaklarda şu şekilde yer almaktadır:
- Yemin Sorularının Hazırlanması Zorunluluğu: Yemin teklif edilen kimse duruşmada hazır değilse, kendisine bir yemin davetiyesi çıkarılması gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 228. maddesi uyarınca, bu davetiyeye yemine konu hususlar hakkında sorulacak soruların yazılması zorunludur. Dolayısıyla, yemin teklif eden tarafın bu soruları (yemin metnini) hazırlayıp mahkemeye sunması gerekmektedir.
- Delilden Vazgeçmiş Sayılma: HMK’nın 324. maddesi kıyasen uygulandığında, taraflardan biri ikamesini talep ettiği delil için gereken işlemleri (örneğin gider avansını yatırmak veya gerekli metni sunmak gibi) verilen kesin süre içinde yerine getirmezse, talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
- İspat Yükü ve Davanın Kaybedilmesi Riski: Yemin, genellikle diğer delillerle ispat edilemeyen vakıalar için “son çare” olarak başvurulan kesin bir delildir. İspat yükü kendisinde olan taraf, yemin teklifi hazırlamaz ve bu delili kullanamazsa, iddiasını ispatlayamamış sayılır. Yargıtay kararlarına göre, ispat yükü kendisine düşen ve iddiasını diğer delillerle kanıtlayamayan tarafa yemin teklif etme hakkı mahkemece hatırlatılmalı, ancak taraf bu hakkın gereğini (teklifi hazırlamak gibi) yerine getirmezse davası (veya ilgili iddiası) ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmelidir.
Özetle, yemin teklifini hazırlamamak, bu “kesin delil” hakkından feragat etmek anlamına gelir ve ispat yükü üzerindeyken bu yola başvuran tarafın davayı kaybetmesine yol açabilir.








