Modern ekonominin temel taşlarından biri olan sermaye şirketleri, tüzel kişilik zırhı ve sınırlı sorumluluk ilkesi sayesinde ticari hayatta risk almayı ve yatırımı teşvik eder. Ancak bu hukuki koruma kalkanı, zaman zaman işçinin haklarını ve alacaklarını güvence altına alma hedefiyle çatışabilmektedir. İşçinin, haklarını talep edeceği gerçek işvereni tespit edememesi veya borçlu şirketin içinin boşaltılarak alacaklarının karşılıksız kalması gibi durumlar, iş ilişkisindeki hassas dengeyi bozan en önemli sorunlardandır. Bu makalede, işverenin hukuki sorumluluk sınırlarının hangi durumlarda aşılabileceği, Türk Hukuku ve Yargıtay içtihatları ışığında ele alınacaktır. “Tüzel kişilik perdesinin aralanması”, “organik bağ” ve “birlikte istihdam” gibi kavramlar incelenerek, karmaşık şirket yapıları karşısında işçinin haklarının nasıl korunduğu ve işverenin yükümlülüklerinin nereye kadar uzandığı dengeli bir bakış açısıyla açıklanacaktır.